Eski Evdeki Büyülü Saat Film İncelemesi

Eski Evdeki Büyülü Saat Film İncelemesi

Lewis Barnavelt’in ailesinin kaybettikten sonra amcasının yanında yaşamak amacıyla Michigan’a gönderilmesiyle başlayan olay örgüsünü içeren filmdir. Amcası Jonathan ile bambaşka bir dünyaya yelken açan Lewis; aynı zamanda da iyiyle kötünün yeniden savaş halinde olmasına da neden olabilecektir. Jonathan ile Isaac’ı karşı karşıya getirecek olan Lewis, büyü dolu bir savaşın kazanılmasında da önemli bir görev üstlenecektir. Fantezi, aile ve komedi türlerinde var olan sinema projesi olarak Eski Evdeki Büyülü Saat böyle bir kurguya sahip olmasından ötürü beklentileri pek fazla karşılayamadı.

Eski Evdeki Büyülü Saat filminin yetersiz olmasının aksine oyunculuklarla ilgi çeken bir film olduğu söylenebilir. Birçok başarılı filmden tanıdığımız Jack Black ve Cate Blancett gibi isimleri içermektedir. Etkili birer performans sergileyerek filmi olabildiğince yukarıya gayret eden bu isimler, yine de standartları aşamayarak, daha basite indiregenebilecek bir projede, filmin genel kısmı Lewis’in okul hayatındaki ezik hallerini görebilmek mümkün. Aynı zamanda da amcası Jonathan da film boyunca duvarlar arkasına gizlenmiş olan bir saati aramakla meşgul oluyor. Filmin biraz canlanmasına sebep olacak etken Isaac ve karısı Selena’nın filme giriş yapmasıdır. Giriş yapmasıyla beraber saat ortaya çıkacak ve Dünya’nın ilk zamanlarına kadar götürebilecek etkisinden de yararlanılmak istenecektir.

Filmin yönetmenliğini Hostel serisinden tanıdığımız ve Soysuzlar Çetesi filminde rol alan Eli Roth’u görebilmekteyiz. Parlak renkleri ve sihirli dünyanın cazibesini pek de başarılı olarak ortaya koyan bu isim, filmin artı yönlerinden bir tanesi olarak dikkat çekiyor. Filmin başarılı kişilerden oluşmasına rağmen tek ve en büyük eksi yönü olarak ise kurgusu olduğu söylenebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir